¿Por qué visitarlo?: Siendo la capital espiritual de la Iglesia Ortodoxa Oriental desde el Imperio Bizantino, el Patriarcado Ecuménico es uno de los hitos religiosos más significativos del mundo. Aunque se reubicó varias veces a lo largo de los siglos, ha estado albergado en la modesta pero impresionante Catedral de San Jorge (Aya Yorgi) en el distrito de Fener desde 1601. Sirviendo como el centro principal para aproximadamente 300 millones de cristianos ortodoxos a nivel mundial, este sereno complejo irradia una inmensa historia teológica, resiliencia y un arte sacro impresionante detrás de los altos muros de su patio.
¿Qué hacer?: Entra en la Catedral de San Jorge para maravillarte con el magnífico y altísimo iconostasio de pan de oro (la pantalla del altar), contempla los raros iconos de mosaico de la era bizantina y admira las muy veneradas reliquias de santos como Juan Crisóstomo. Tómate un momento para observar el trono patriarcal bellamente tallado, que tradicionalmente se cree que data del período bizantino tardío.
Consejo de experto: La arquitectura exterior del complejo parece sorprendentemente modesta, asemejándose a una gran mansión clásica en lugar de una imponente catedral, una regla de diseño deliberada de la era otomana para mantener los centros administrativos religiosos no musulmanes de bajo perfil. Al entrar, fíjate bien en las puertas dobles centrales del complejo (la Puerta de Petros). Ha estado soldada y cubierta de negro desde 1821 en memoria del Patriarca Gregorio V, quien fue ahorcado allí durante la Guerra de Independencia griega; los visitantes entran por una puerta lateral. Para una fotografía impactante, encuadra la cálida y parpadeante luz de las velas dentro de la catedral con el telón de fondo de los iconos dorados, intrincadamente detallados y resplandecientes.
Neden Gitmeli?: Bizans İmparatorluğu döneminden günümüze uzanan asırlık tarihiyle, dünya genelindeki yaklaşık 300 milyon Ortodoks Hristiyan’ın manevi liderliği ve kutsal merkezi olan İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi (Ekümenik Patrikhane), kentin en önemli inanç ve kültür duraklarından biridir. 1601 yılından beri Fener semtindeki Aya Yorgi (St. George) Katedrali’nde hizmet veren bu dini merkez, dışarıdan sakin ve gösterişsiz görünse de kapılarının ardında muazzam bir teolojik hafıza, asırlık sükunet ve büyüleyici bir sanat ihtişamı barındırır.
Ne Yapmalı?: Aya Yorgi Katedrali’nin içine girip göz kamaştıran altın varaklı, el işçiliği ahşap ikonostasisini (ikon duvarı) inceleyin; Bizans döneminden kalan nadide mozaik ikonları süzün ve dünya Hristiyanlığı açısından kutsal sayılan büyük azizlerin röliklerini (kutsal kalıntılarını) ziyaret edin. Salonun sağ tarafında yer alan ve Bizans tahtı olduğuna inanılan işlemeli tarihi patriklik tahtını yakından görün.
Lokal İpucu (Insider Tip): Patrikhanenin dış mimarisi, Osmanlı dönemindeki kurallar gereği çevre binalardan daha yüksek ve gösterişli olmaması adına büyük bir köşkü anımsatacak şekilde taş ve ahşap ağırlıklı inşa edilmiştir. Kompleksin girişinde yer alan ve zincirlerle tamamen kapatılmış olan "Ana Kapı"ya (Petros Kapısı) dikkat edin. 1821 yılındaki Mora İsyanı sırasında Patrik V. Gregorios burada idam edildiği için o günden beri bu kapı bir yas işareti olarak kaynakla kapalı tutulur ve içeriye yan kapıdan girilir. Katedralin içerisindeki mistik havayı, yanan mumların altın varaklı ikonlar üzerinde yarattığı loş ışıltıyla birleştiren derinlikli bir yakın plan karesi fotoğraflayabilirsiniz.